AVRASYA VETERİNER KLİNİĞİ

DOĞANCILAR CADDESİ NO:71/A ÜSKÜDAR /İSTANBUL TEL:0216 492 20 57

Web dizayn Zeki ÇELEBİ

 

KUŞLARIN ÖNEMİ

Doğada kuşların önemli bir yeri vardır.Doğal dengenin devamında kuşlar büyük bir rol oynarlar.Dünyanın her tarafında rastlanan kuşların birçoğu böceklerle beslenir. Tohum ve meyve yiyen kuşların yavruları da bir süre böcek ve kurtlarla beslenirler. Hızla üreyen böcekleri,böcek yumurta ve tırtıllarını obur olan kuşlar yiyerek üremelerini önler ve dengeyi sağlarlar.Beslenme özelliklerine göre ağaçkakanlar kabukların altında ve odun dokusundaki zararlı böcekleri bularak bir kısmı toprak altında,çamurda saklanan böcek ve kurtçukları çıkartarak kimisi de yaprak bitlerini toplayarak beslenirler. Akbaba gibi bir kısım yırtıcı kuşlar leşle beslenir,ölen hasta hayvanları kısa sürede yiyerek ortadan kaldırır ve doğayı bu leşlerden temizler,hastalıkların yayılmasını önlerler.Memelilerle kuşlarda önemli zararlara yol açan iç parazitlerin yumurta ve kurtçuklarını taşıyan,çayır ve meralarda yaşayan çeşitli sümüklü böcekleri yiyen kuşlarda bu iç parazitlerin yayılmasını önlerler.Birçok kuş yediği meyvelerin sert tohumlarını gagaları veya dışkıları ile uzaklara taşıyarak bu bitkilerin yayılmasını sağlarlar.Nihayet av kuşlarından,düzenli ve kontrollü şekilde avlandıkları takdirde bir protein kaynağı olarak insanlar yararlanır.Çeşitli kuşlar yırtıcı kuşların ve etobur memelilerin besinlerini sağlarlar. Böylece kuşlar doğal denge zinciri içinde önemli bir halkayı oluştururlar. Kuşlar güzellikleri, ötüşleri ile doğa sever sanatçılara ilham kaynağı olurlar. Kuşları çeşitli yönleri ile inceleyen, araştıran ornitoloji dediğimiz bilim kolunun objesidirler.

KUŞLARIN KARŞILAŞTIĞI TEHLİKELER

Kuşların kendilerine, yumurta ve yavrularına musallat olan yırtıcı kuşlar, etobur memeliler, yılanlar, fareler onların tabii düşmanlarıdır. Çok soğuk geçen kışlar, şiddetli yağışlar, dolu, kalın kar örtüsü, seller, orman ve fundalık yangınları kuşları tehdit eden doğal afetlerdir. Tabii düşmanların ve doğal afetlerin verdiği zararlar doğal denge içinde zamanla onarılır. Fakat bunların dışında insanoğlunun yarattığı tehlikeler birçok kuş neslinin dünya üzerinden kalkmasına neden olmaktadır. Tarım alanları kazanmak amacıyla birçok sulak sahanın kurutulması sukuşlarının yaşama ortamlarını ortadan kaldırır ve onları yokolma ile karşı karşıya getirir. Nitekim Amik gölünün kurutulması ile çok nadir olan Yılanboyun Kuşu (Anhinga rufa) nun nesli ortadan kalkmıştır. Tarsus'taki Aynaz bataklığının kurutulmasıyla da yine nadir bir tür olan Saz Horozu (Porphyrio porphyrio) nun nesli tehlikeye düşmüştür. Yine tarla kazanmak için ormanların, çalıların kesilerek ortadan kaldırılmasıyla birçok kuşun yaşama ortamı yok edilmiştir. Ormanlarda traşlama kesimlerden ve yangınlardan sonra yaşlı ağaçların da kesilerek kızılcam, ladin ve göknar gibi ibreli türlerle monokültüre gidilmesi başta ağaçkakan olmak üzere birçok orman kuşunun neslini tehlikeye sokmaktadır. Tarımda modernizasyon, tarla kenarlarındaki çalıların, dikenlerin ve otların kesilmesi, yakılması birçok kuş türünü tehdit etmektedir. Tarımda kullanılan böcek ve otla mücadele (Pestisid ve herbisitler) ilaçlarının birçoğu kuşları doğruca etkilemekte, ölümlerine yol açmaktadır. Bir kısmının etkisi ise calsium noksanlığı, beslenme ve üreme aksaklıkları olarak kendini göstermekte ve zamanla nesillerinin yok olmasına neden olmaktadır. Zirai mücadele ilaçlarının suları ve toprağı kirletmesi yanında kırsal alanlara kadar taşan birçok fabrikanın kimyasal ve zararlı atıkları akarsuları, gölleri ve toprağı kirletmekte birçok yaşama ortamını yaşanmaz hale getirmektedir. Denizlerin gemi atıkları, tankerlerin batması veya yanması, yahut denizlerdeki petrol kuyularının tahribi sonunda denizler petrolle kirlenmekte, deniz ve kıyı kuşları büyük ölçüde zarar görmektedirler. Son yıllarda denizlerin nükleer ve kimyasal atıkların atıldığı bir çöplük haline gelmesi deniz ve kıyı kuşlarını tehdit etmektedir.
Bunların dışında kırsal alanları kat, eden yüksek gerilim hatları da kuşlar için tehlike oluşturmaktadır. Kentlerde yapılaşmanın hızlanması, çok katlı beton binalar leylek gibi insanlarla içice yaşayan kuşların yok olmasının nedenleri başında gelmektedir. Yollarda süratle giden otobüs, kamyon gibi taşıtlar yola dökülen yiyecekleri toplayan birçok kuşun ölümüne neden olmaktadır. Aşırı ve zamansız avlanmalar, yumurta toplama ve tuzakla yakalama gibi faaliyetlerde kuşlara büyük zararlar vermektedir. İnsanların yarattığı bu tehlikeler, özellikle çeşitli atıklarla çevrenin kirlenmesi kuşları büyük ölçüde etkilemekte ve nesillerini tehdit etmektedir.

KUŞLARIN KORUNMASI

Doğada önemli bir yer işgal eden ve dünyanın her tarafında rastlanan kuşların 20. yüzyılda karşılaştığı tehlikeler çok büyüktür. Son üç asırda insan etkinlikleri sonucu 200 kuş türü yok olmuştur. En hızlı azalma da yaşadığımız yüzyılda görülmüştür. 1950 li yıllardan sonra yurdumuzdaki kuş populasyonlarında hızlı bir azalma gözlenmektedir. Bu azalma son 20 yılda daha da artmıştır. Kuşların azalmasında, bazı türlerin yok olmasında büyük rolü olan insanoğlu yine 20. asırda kuşları korumak için bazı girişimlerde bulunmuştur. İlk olarak 1902 yılında Paris'te "Tarıma yararlı faydalı kuşların korunmasına dair uluslararası bir sözleşme imzalanmıştır. 1950 yılında bu sözleşme yenilenerek bütün kuşları kapsamına almıştır. 1956 yılında Türkiye tarafından da imzalanan bu sözleşme 1966 yılı sonunda 797 sayılı kanunla onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Bir kısım kuşları da kapsayan "Avrupa'nın Yabanhayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi "de 1979 yılında imzalanmış, 9.1.1984 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girmiştir.Yurdumuzda kuşların korunmasına ilişkin hükümler 1937 yılında yürürlüğe giren 3167 sayılı Kara avcılığı Kanunu ile ilk defa getirilmiştir.Bu kanunla turaç,ehli kumrular,kerkenez, çalıkuşu,guguk,ağaçkakanlar, çobanaldatan,dişi sülün,yabantavuğu,bülbül familyası,Çekirge kuşu,leylek,puhu,baykuş ve sığırcık avı bütün yıl yasak edilmiştir.1967 yılından sonra Tarım Orman Bakanlığı Av Komisyonu Kanunun verdiği yetkiye dayanarak zamanla birçok kuş türünü koruma altına almıştır.15.6.1989 tarih ve 53 sayılı son kararında 56 kuş türü için belli zamanlarda, 6 tür (kargalar)için bütün yıl avlanma izni vermiş,geriye kalan bütün türleri koruma altına almıştır.
Ancak kuşları yasalarla korumanın yanısıra uygulamada etkili önlemlerin alınması gerekmektedir.Koruma alanları ayırmak bunun başında gelir.Kuş Cenneti Milli Parkı, Sultan Sazlığı,Çamaltı Tuzlası,Bafra Balık gölü örnek olarak verilebilir.Fakat Türkiye genelinde yetersizdir.Bu sahaları çoğaltırken önemli sulak sahaları ve kuş ortamlarını belirleyerek tamamını koruma altına almak lazımdır.
Zararlı böceklerle biyolojik savaş amacıyla Orman Genel Müdürlüğü binlerce suni yuva hazırlayarak ormanlara asmakta,başta baştankaralar olmak üzere diğer bazı böcekçil kuşların buralara yerleşmelerini ve korumalarını sağlamaktadır.Çeşitli parklara da bu yuvalar asılmaktadır.
Bunların yanısıra kuşların ve yaşama ortamlarının korunması,Çevre kirlenmesinin önlenmesi amacıyla doğa koruma ile ilgili gönüllü kuruluşların daha etkin çalışmaları, devlet kuruluşları ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği halinde kamu oyunun aydınlatılması ve bazı uygulamaların yürütülmesinde görev almaları gerekmektedir.