AVRASYA VETERİNER KLİNİĞİ

DOĞANCILAR CADDESİ NO:71/A ÜSKÜDAR /İSTANBUL TEL:0216 492 20 57

Web dizayn Zeki ÇELEBİ

Kedi ve Köpeklerde Periodontal Hastalıkların Teşhis ve Tedavisi

 

Gabriel Varga ,DVM

WSAVA Başkanı

04 MAYIS 2003

 

 

 

Periodontal hastalıkların Prevalensi

Dental hastalıklar evcil hayvanlarda birinci sırada görülen hastalıklardır. Deri ,ortopedi , otik ve travmatik problemlerden daha sık görülür.2 yaşın üstü köpeklerin %80’ninde , kedilerin %70’inde bu hastalıklar görülmektedir ii..6 yaşından büyük hayvanlarda daha sık görülmektedir.

Periodontal hastalıkların bu kadar yaygın görülmesinin bazı nedenleri vardır.

İlk neden olarak günümüz evcil hayvanların beslenme alışkanlıklarının atalarınınkinden daha farklı hale gelmesidir.Standart gıdalar ve ev yemekleri çiğneme ihtiyacını azaltmakta , bu da diş yüzeyinde plak akümülasyonuna sebeb olmaktadır. İkinci neden olarak evcil hayvanlarında yaşam süreleri uzamış olduğundan plaklardaki bakterilerde uzun süre çalışma imkanı bulurlar ki bu da daha şiddetli hastalıklara sebeb olur. Son olarak küçük ırk köpekler ve safkan kedilerin daha fazla sahiplenilmeye başlamasıda periodontal hastalıkların daha yaygın görülmesine sebeb olmaktadıriii. Çünkü bu ırklar diş yapıları nedeniyle periodontal hastalıklara yatkın durumdadırlar.Küçük ırk köpeklerin dişleri büyük ırklara nazaran çeneye göre daha büyüktür. Buda dişlerin doğal temizlenme kabiliyetini azaltmaktadır. Bracheocephalic ırklar maxillanın darlığına bağlı olarak dişlerin rotasyonuna istinaden periodontal hastalıklara daha kolay yakalanırlar.

Periodontal hastalıkların tanımı

Periodontal hastalıklar gingivitis ve periodontitis başlıkları altında incelenirler.

Gingivitis ; gingivada inflamasyonla karakterize , periodontal hastalıkların reversible başlangıç safhasıdır. Inflamasyon plaktaki bakteriler tarafından meydana gelmekte ve dental profilaksi ve ev bakımıyla geri döndürülebilmektedir.

Periodontitis ise derindekıi dişin destek dokularının yangısının aktif safhasıdıriv. Bu yangı vital dokulara zarar verir ve bu dokuların tahrip olmasına sebeb olur .Periodontitis irreversible olmasına rağmen( rejeneratif cerrahi olmadan ) ilerlemesi

durdurulabilir v. .Şüphesiz ki periodontal olarak zarar görmüş dokuların tedavisi ve bakımı oldukça zordur.Periodontal hastalık (veya bağlantı kaybı )aktif periodontitisle beraber veya tek başına görülebiliriv.

Periodontal hastalıkların patogenesisi

Periodontal hastalık ağız içindeki bakterilerin diş üzerinde plak oluşturmaya başlamasıyla ortaya çıkar.

Plak ve Calculus

Plak ; oral bakterilerin, dişe yapışan salivar glicoproteinler ve ekstrasellüler polysakkaritlerle bir matrix oluşturarak meydana getirdiği , diş yüzeyine yapışan bir biofilmdir. Calculus ( tartar ) ise kalsifiye olmuş plaklardır.Plak ve calculuslar gramda yaklaşık 300,000,000 bakteri içermektedir.Dişin yüzeyindeki plaklar supragingival plaklar olarak adlandırılır.Plak tabakası dişin yüzeyinden gingival sulcus diye adlandırılan diş eti çizgisinin altına kadar yayıldığında subgingival plak adını alır. Supragingival plaklar periodontal hastalıkların erken safhalarında oksijeni azaltarak ve subgingival plakları koruyarak , subgingival plakların büyüme , akümülasyon ve patogenitesini arttırıcı etki yaparlar.Ayrıca supragingival plaklar tarafından üretilen zararlı ajanlar gingival inflamasyonu başlatır vi.Periodontal cebler oluştuktan sonra supragingival plak ve calculusların etkisi minimuma iner.Supragingival plaklardaki inflamasyon başlatıcı bakteriler hareketsiz , gram pozitif ,aerobik kokları içermektedir v.

Gingivitis bu bakterilerin tiplerinin değişmesinden ziyade sayılarının artmasından dolayı ortaya çıkarv.Periodontal hastalık bakterilerinin tiplerinin hareketli , gram negatif ,anaerobic çubuk çeşitlerine dönüşümüyle meydana gelirv.

Yangısel ilerleme

Subgingival plaklardaki bakteriler metabolic ürünler ve toksinler salgılarlar.Bu ürünler chemotoksinler ,mitogenler , antigenlerve hyaluronidase ,chrondroitin sülfat ve proteolitik enzimler gibi enzimleriv içermektedir.Ayrıca hidrojen sülfid ve amonyak gibi sitoksinler ve endotoksinler de bakterler tarafından üretilmektedir.Bütün bu enzim ve toksinler dokuları tahrip ederler , gingival ve periodontal dokularda inflamasyona sebeb olurlar. Bu inflamasyon gingival dokularda hasara sebeb olarak gingivitisin başlamasına neden olur.Sonuçta bu periodontal dokular ve diş arasındaki bağlantının harabiyetine neden olan perodontitisin gelişmesine sebebiyet verir..Ayrıca inflamasyonun direk olarak stimule edilmesi bakteriyel metabolizma artıklarına karşı yangısel tepki oluşmasına neden olur v. Beyaz kan hücreleri ve diğer yangısel aracılar vascular permabilite ve crevecular epithelial hücrelerinv arasındaki boşluğun artmasına bağlı olarak periodontal yumuşak dokulardan periodontal boşluğa doğru göçerlerviii. Beyaz kan hücreleri bakterileri sadece fagosite etmekle kalmayıp bakterilerin üzerlerine enzimlerini de salarlar.Bu enzimler sulcusa girdiğinde nazik yapıdaki gingival ve periodontal dokuları da yakar.Bakterilerin virulensleri ve konakçının tepkisi ile kombine olması hastalığın ilerlemesini de belirler.Konakçının responsu da periodontal dokulara zarar verirviii, bu durum immune sistemi zayıf hastalarda daha şiddetli periodontal hastalıklar meydana gelmesine neden olur.

Diş Bağlantıları

Subgingival bakteriler tarafından oluşturulan bu inflamasyon dişin yumuşak doku bağlantısına zarar verir, aynı şekilde osteoclastik aktivitev yoluyla kemik desteğini azaltır.Buda dişin periodontal bağlantısını apikale ( kök ucuna )v doğru hareket ettirir.Bu apikale doğru hareket ya sulcal derinliğin aynı kaldığı , kökün açığa çıktığı ( köpeklerde yaygın görülür v) gingival çekilmeye yada gingival yüksekliği değişmeden bağlantının apikale doğru kaymasına neden olur, bu da periodontal ceplerin oluşmasına neden olur.Zaman içinde hastalık ilerlerken bağlantı kaybı linear olmayan tarzda devam eder ki bu durgun döneminiv izlediği harabiyetin şekillendiği aktif safhadır.

Bu hastalığın en son safhası diş kayıplarıdırv.

Periodontal hastalıkların önemi ve sonuçları

Periodontal hastalıkların diş kayıplarından daha şiddetli ve önmeli etkileri vardır.

Sistemik etkiler

Gingivadaki inflamasyon , vücudun savunma sistemlerinin istilacılara saldırmasına neden olduğu gibi bu istilacıların vücuda girişine de izin verir..Son çalışmalar bu bakterilerin böbrek ve karaciğerii negatif olarak etkilediğini göstermektedir,bu bakteriler bu organların vital fonksiyonlarını azaltmaktadır.Bu çalışmalarda bu bakterilerin insanlarda cerebral ve miyocardial infarktüslerle ilişkili olduğu da görülmektedir.Ayrıca insanlarda yapılan bazı çalışmalar kronik solunum hastalıklarının ( COPD) insidensinin artmasına bu bakterilerin sebeb olduğunu göstermektedir. Diabetus mellitusun kontrolünü azaltan insulin resistansının artmasına Periodontal hastalıklardaki bu bakterilerin neden olduğunu gösterir çalışmalarda vardır.Bu çalışmalarda diabetik komplikasyonların (yara iyileşmesinde yavaşlama ,mikrovasküler hastalıklar)şiddetinin arttığı görülmektedir.İnsan çalışmaları ;bu enfeksiyonlu hastalıklarındüşük doğum ağırlığı , premature doğumlar , preeclampsie gibi hamilelik dönemi etkilerinin de olduğunu göstermektedir . Hamilelik etkileri bakteriler nedeniyle olduğu gibi ağızdaki inflamasyonun uterusun içine ulaşması ve fötüsü etkilemesiyle ortaya çıkmaktadır.Bu sistemik etki özellikle küçük ırk kopek yetiştiricileri için önmelidir.Petleri fazla ilgilendirmese de periodontal hastalıkların osteoperosis ile de ilişkisi olduğunu gösteren insanlarda yapılmış çalışmalarda vardır.Ayrıca bu bakterilerin hasarlı kalp kapakçıklarına ( IE valveular dysplasia) tutunduğu ve endocarditise sebeb olduğu da bilinmektedir.Bu intermittent enfeksiyonla sonuçlanabilir ve thromboembolik hastalıklara da sebeb olabilir. Son olarak hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda periodontal hastalıkların yangısel lipitleri arttırdığı gibi tüm lipiademik halide arttırdığı görülmüştür.Vücuttaki bu inflamasyon durumu kronik hastalıkların ortaya çıkmasına ve abnormal immune tepkilere sebeb olmaktadır.Bütün bu çalışmaların ışığı altında bunun bir enfeksiyon olduğunu ve hastaların kronik hastalıklara neden olan bu bakterilerle her gün karşı karşıya kaldığını biliyoruz.Bu nedenle periodontal hastalıkların sadece ağız kokusu ve diş kayıplarına sebeb olan dental problemler olmadığını , şiddetli sistemik hastalıkların başlatıcısı da olduğunu düşünmeliyiz.Bir araştırıcının söylediği gibi ‘ Periodontal hastalıklar önemli ve hayatı tehdit eden bir durumdur ve çoğu kez hem sağlıkçılar hemde halk tarafından gerken önem verilmemektedir’. Veteriner hekim olarak periodontal hastalıkların önemini iyice anlayıp , bu bilgilerle hasta sahiplerini bilgilendirerek , hasta sahiplerinin dental koruma ve ve daha ileri durumlarda dental tedavilerde veteriner hekimle işbirliği içinde olmaları

Lokal

Periodontal hastalıkların diş kayıpları ve olası sistemik etkilerinden başka üç önemli local arazları bulunmaktadır.İlk ve en yaygın lokal hasar oral-nasal fistüllerdir (Resim 1).

1. Oral-nasal fistüller

Özellikle yaşlı küçük ırk köpeklerde

( chondrodystrophic ırklarda )oldukça yaygın olarak görülür. Maxillar canin dişlerinxxix palatal yüzeylerinde gelişen periodontal hastalıklara bağlı olarak meydana gelirler.Bu dişlerin kökleri bitişiktir ve nasal caviteye paraleldir .Nasal caviteden sadece ince bir kemik ile ayrılmaktadır.Periodontal hastalıklar dişin normal bağlantısı ile bu yapıya zarar verir. Bu oral ve nasal cavite arasındaki ilişki nedeniyle meydana gelir.Ağızdaki bakteriler , gıda artıkları ve diğer yıkıntılarla bu boşluktan içeri girer ve nasal cavitede infeksiyona ( sinusitis) sebeb olur.Klinik belirtiler ;nasal akıntı ( kan veya irin ) , aksırma ve bazen anoreksi ve kötü nefes kokusudurxxix. Oral nasal fistüllerin kesin tanısı genel anestezi altında periodontal probun ( Muayene amacıyla kanal içine sokulan ince , metal sonda )maxiller canine dişin palatal yüzeyindeki periodontal boşluğa sokulmasıyla konulur.Çoğu kez bu ceb de dibe ulaşılamaz .Ayrıca sondalamadan sonra burun deliğinde kan da görülebilir.Hastanın geri kalan periodontal dokuları sağlıklı iken dahi bu fistülün oluşabilmesi ilginçtir.Bu dişin diğer yüzeylerini de kapsayabilir.

Ne yazık ki dişin çekilip , defektinde gingival flapla kapatılmasından başka bir çözüm yoktur.Bununla beraber eğer fistül gelişiminden önce derin periodontal cepler teşhis edilirse dişi kurtarmak için doku rejenerasyonu eşliğinde periodontal cerrahi uygulanabilir.

2. Patolojik kırıklar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kronik periodontal kayıplar enfekte olmuş bölgedeki kemikleri zayıflatabilir.Mandibulada özellikle birinci molar dişlerin olduğu bölgede patoljik kırıklara. (Figure 2) sebeb olan noktada zayıflık meydana gelir.Bu kırıklar en çok yaşlı küçük ırk köpeklerde görülür.Kırıklar çoğunlukla travmaya veya diş çekimine xxxiii bağlı olarak meydana

 

 

 

 

 














 











gelirsede bazen hayvan yemeğini yerken bile çenesini kırabilirxxxiii.Bu kırıkların , geri fazla kemik parçasının kalmayışı ve caudal çeneyi fixe etmenin zorluğu nedeniyle çok zor bir iyileşme devresi vardır.Eğer alt molarda şiddetli periodontitis şekillenmişse , hasta sahibi diş çekimi yapılırken çenenin kırılma ihtimali konusunda uyarılmalıdır(Resim 3 ve 4).Köklerden birinin periodontal olarak sağlıklı olması halinde bile bu kökün çekimi sırasında uygulanan kuvvet bile çenenin kırılmasına sebeb olur(Resim 5)Bu tür vakalarda tavsiye edilen alternatif tedavi ;dişin ikiye kesilerek periodontal olarak hasta kökün çekilip sağlam olan kökün kanal tedavisinin yapılarak kurtarılmasıdır(Resim 6). Bu yol çene kırığı olmadan periodontal ve endodontik hastalıkların tedavisini sağlar.

3.Osteomylitis : Son belirgin localize etki osteomylitisdir.Oral osteomylitisin bir numaralı sebebi dental hastalıklardır.Kemiğin nekroze olması antibiyotik tedavisinin başarılı olmasını engeller.Ayrıca şiddetli vakalarda bakteriyel enfeksiyon septisemiye

neden olabilir.

Bir araştırıcı orta yaşlı bir köpekte deneysel olarak şiddetli osteomylitis oluşturdu . Hastanın beyaz kan hücrelerinin sayısının 50,000 den fazla olduğu ve çeşitli antibiyotiklere geçici tepki verdiği görüldü.Bununla beraber antibiyotikler kesildiğinde ( hatta terapiden aylar sonra)şiddetli sistemik enfeksiyon tekrar nüks etti.Hastanın muayenesinde muco – gingival bağlantı seviyesinde maxillar I.premoların üzerine açılan küçük bir fistül dışında belirgin bir dental hastalık görülmemesine rağmen nefesin çok kötü koktuğu ( halitosis) görüldü(Resim 7 ).

 

 

 

 

Dental radyografide kemiğin belirgin olarak gölgeli olduğu görülmektedir.(Resim 8)

Kemiğin histopatalojisi osteomylitisin varlığını doğrulamaktadır.Clindamycin küründen sonra hastalık tekrar nüksetmedi.Bu; sistemik hastalıklarla sonuçlanan şiddetli local enfeksiyonlardan periodontal hastalıklara iyi bir örnektir.

 

 

 

 

Klinik semptomlar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 










Normal gingival dokular (Resim 9) açık pembe renkte , bıçak sırtı kenarlı , yüzeyinde plak veya tartar olmayan yapıdadır. Normal sulcus derinliği köpeklerde 1 – 3mm , kedilerde ise 0,5 mm dir.Normal radyografide ( Resim 10) alveolar kemiğin sement- mine bağlantısındaki alveolar kabartıaya kadar yükseldiği görülür.Kemik furcasyonel bölgeyi tamamıyle doldurur.Gingivitisin klinik semptomları ödeme bağlı şişkinlik (Resim 11) rengin pembeden mora dönmesi ,kanamanın artması halitosisvdir. Bununla beraber inflamasyon gingivada sınırlı kaldığından , bağlantı seviyesinde bir değişiklik gözlenmez. Sulcus derinliği köpeklerde 3 mmden , kedilerde 0.5 mm den daha azalmıştır. Bağlantı kaybı olmadığından , radyografilerde kemik harabiyeti görülmez.

 

 

 

 

 

 

 

 

Periodontitisin ( Resim 12 ve Resim 13) klinik semptomları bağlantı kaybı

( Sondalama derinliği köpekte 3mm den fazla (Resim 14), kedide 0,5 den fazla ( Resim 15 ) veya gingival çekilmesi)














 











 

,Belirgin dental calculus , halitosis , gingival eksudat , kırmızı veya mor renkteki gingival dokular ve gingival kanamalarının artmasıdır. Ayrıca yemek yeme isteğinde azalma ve diş motilitesinin ( Dişin sallanması)v artmasıdır. Klinisyenin bu klinik belirtilerin başka şiddetli sistemik hastalıklara ( renal hastalıklar , neoplasi) işaret edebileceği husunda dikkatli olması gerekmektedir.

Radyografiksel olarak localize ve/ veya oral cavitedeki kemik kaybı dental hastalık olduğuna kanıt sayılabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu kemik kaybı varolan periodontal hastalığın seviyesine bağlı olarak hafif( Resim 16) veya şiddetli

( Resim 17)olabilir.

 










 

 

 

 

 

 

 

 

Perodontal Hastalıkların terapisi

Periodontal hastalıkların tedavisi genellikle hastalığın hangi evrede olduğuna bağlı olarak iki veya üç aşamalıdır.Hastalığın geçmişi , klinik bulgular ve radyografik bulgular göre hastaya en uygun terapi şekli seçilir.

Dental Profilaksi

Yedi aşamdan oluşur.

1. Supragingival temizlik

İlk adım supragingival temizlik yapılmasıdır.Calculusların , calculus forcepsi aracılı ile tamamen kaldırılmasından sonra , supragingival kazıma işlemi yapılır.Kazıma işlemi mekanik ( ultrasonic, sonic veya döner başlıklı skaler )veya el skaleri ile yapılabilir. Mekanik skalerler cerrahi zamanını oldukça azaltır ama dişe daha çok zarar verir, ayrıca geride biraz calculus bırakabilir.Mekanik skalerler düşük devirde kullanılmalı , her diş üzerinde maksimum 12 – 15 saniye( iatrojenik hasarlara sebebiyet vermemek için) hafif dokunuşlarla çalışılmalıdırxl.Ultrasonik skaler kullanıldıktan sonra calculusların tamamıyle uzaklaştırıldığından emin olabilmek için el skalerı ile bir kez daha dişler üzerinden geçilmesi tavsiye edilirv.

2. Subgingival plak ve calculus kazıma

Bu aşama da bir küretle dişin kök kısmı kazınır. Ultrasonik skalerlerin subgingival plak ve calculusların uzaklaştırılmasında kullanılması tavsiye edilmez.Bunun sebebi ultrasonic skalerlerin su soğutucuları uca kadar yetişemez ve gingival ve pulpaya termal hasar verir .Son yıllarda sonic ve ultrasonic skalerler dişi etinin altında çalışmaya uygun periodontal uçlu olarak geliştirilmeye başlanmıştırxl.

3. Cilalama ( Polishing)

Diş tamamen temizlendikten sonra – disclosing solüsyonu veya kuru hava püskürtülerek calculus kalıp kalmadığı kontrol edilir( kalkuluslar tebeşir gibi görünür xlvi)- diş cilalanır. Cilalama çok önemli bir adımdır çünkü kazıma işlemi dişin yüzeyini pürüzlü bırakır bu da plakların yapışmasını kolaylaştırır.Cilalama dişin yüzeyini pürüzsüzleştirir ve plakların yapışmasını geciktirir.Cilalamada kullanılan fırçalı alet 3,000 – 5,000 rpm devirden düşük çalıştılmalı ve sirküler hareketlerle her dişe 15 saniye sure ( yanma nekrozu oluşturmamak için) ile cila sürülmelidirxlvii .

4. Lavaj

Gingival sulcusun cilalnmasından sonra calculus , cila veya başka artıkların uzaklaştırılması için hafif lavaj yapılır.Lavaj sterile salin solüsyonlu küt uçlu 23 ayarlı bir kanül veya enjektörle yapılır. Bazı araştrıcılar %0.12lik Chlorhexadine Gluconate solusyonunu tercih etmektedirler xlix.

5. Fluorid tedavisi

Lavajdan sonraki aşama genellikle Fluoride tedavisidirxxxix.Fluorid antiplak oluşu , çürük ve periodontal hastalık oluşturan bazı bakterilere karşı antibakteriyel özelliği nedeniyle tercih edilir.Ayrıca dişlerin hassasiyetini azaltır ve mine tabakasının çürüklere karşı daha dirençli olmasını sağlar . Fluorid köpük veya jel halinde temiz ve kuru dişe 3 – 5 dakika sure ile ya silme yada püskürtme l şeklinde uygulanır.Eğer fluorid uygulamadan sonra dururlanırsa etkinliğini kaybeder.

6. Sulcus derinliğinin ölçülmesi

Bu aşamada periodontal sonda ile her dişdeki periodontal cebler tespit edilir.Normal sulcal derinklik köpekte 0-2mm , kedide ise 0-0.5 mm. arasında olmalıdır.

7. Dental kayıt ve tedavi planlaması

Son aşama dental kayıt ve tedavinin planlanmasıdır.Bu safhada hekim eldeki bulgulara göre ( görsel , radyografik ) her diş için uygun tedaviye karar verir.

Ev bakımı

Periodontal hastalıklardan korunmanın ve tedavisnin en önemli unsuru

ev bakımıdır..Ev bakımı dental hastalıkları önemli derecede engelleyebileceği gibi zorunlu profesyonel temizleme sıklığını da azaltır.Her ne kadar terapiye geçilmeden önce iyi bir oral muayene yapılması öngörülüyorsa da küçük yavrularda gingivitis yoksa ev bakımı profesyonel temizlikten once başlatılabilir.Eğer hastada hali hazırda calculus bulunuyorsa ev bakımının etkili olabilmesi için profesyonel temizlik mutlaka gereklidir.

Ev bakımı aktif ve pasif olarak ikiye ayrılır.Aktif ev bakımı; plak ve calculusların uzaklaştırma işleminin hasta sahibi tarafından yapılmasını gerektirir. Pasif ev bakımında;hasta sahibi sadece hastaya uygun dental ürünleri yedirmek dışında başka efor harcamaz.

 

 

Actif ev bakımı

Aktif ev bakımı çoğunlukla diş fıçalamayı kapsar. Diş fırçalama düzenli olarak uygulanmadığında etkinliği fazla yoktur. Genellikle çok az hayvan sahibi diş fırçalamayı düzenli yapar. Petler için dizayn edilmiş çok çeşitli fırçalar vardır. Ayrıca çocuk diş fırçalarıda kullanılabilir.Yine aynı şekilde petler için özel üretilmiş diş macunları da vardır. İnsan için olan diş macunları köpeklere pek uygun değildir,yutulması sonucu gastric bozukluklara sebeb olabilirler. Fırça diş eti çizgisine 450 lik açı yapacak şekilde sirküler hareketlerle kullanılır. Fırçalama diş macunu sık sık ve azar azar kullanılmalıdır.Günde bir defa diş fırçalama idealdir.Eğer hastanın ağız sağlığı yerinde ise haftada 2-3 kez fırçalaması yeterli olabilir.Eğer hastada periodontal hastalık başlamışsa günlük fırçalama gereklidir.

Aktif ev bakımının diğer bir seçeneğide hastanın ağzının chlorhexadine solüsyonu ile çalkalanmasıdır4 .Bu uygulamanın düzenli yapıldığı taktirde gingivitisi azalttığı görülmüştür.Tek yan etki diş üzerinde leke bırakmasıdır.

Fırçalama ve diğer yöntem periodontal sağlığı korumaya yardımcı olsa da profesyonel temizliğin yerini tutamaz.

Pasif ev bakımı

Pasif ev bakımı periodontal hastalıkların kontrol altında tutulmasında önemli bir rol oynar .En etkili pasif ev bakımı dental diyetlerdir.Tartar ve plak oluşumunu kontrol altında tutmaya yardımcı olan çeşitli diyetler vardır.Bu ürünlerin dişlerdeki plak ve kalkulusları azalttığı görülmektedir.Bu diyetlerin çoğu dişlerin üst çıkıntılarında ki plak ve tartarlara etkilidir.Gingival marjindeki plak ve tartarlara fazla etkili olamamaktadır . Supragingival plak ve calculuslar genellikle non patogeniktir.Bu nedenle eğer hastanın periodontal sağlığı yerinde ise bu bölgedeki plakların uzaklaştırılamsı çok da önemli değildir.Daha önce de belirtildiği gibi , gingival marjinde ve altında yerleşen plaklar periodontal hastalıklar ve gingivitis için gerçekten kötüdür.Bu nedenle bu bölgelere ulaşamayan ürünlerin gerçek bir temizleme fonksiyonu olmaz.Gingivitisin oluşumunu azaltmak , periodontitisin azaltılmasında en önemli unsurdur.Bu konuda çeşitli ürünler vardır ama sadece Hill’s Canine t/d ve Feline t/d nin plak ve calculusları azaltarak gingivitisi önlediği klinik olarak kanıtlanmıştır lxv.

Canine t/d ve Feline t/d nin içinde gingivitisin kontrol altında tutulmasını sağlayan ve periodontal hastalıkların olası gelişimini engelleyen faktörler vardır.Bu faktörler; fiberin dizilimi , granüllerin ebatı , proteinin ölçülü olması ve antioksidan ilavesidir. Fiber dizilimi t /d nin gingivitis kontrolünde ki en önemli unsurdur. Daha önce de belirtildiği gibi diş diyetlerinin çoğu dişlerin kapanma yüzeylerinde parçalanır ve bu nedenle gingival marjinde etkili bir temizlik işleminde bulunamaz. Bu diyetler kapanma yüzeylerinde plak ve calculus birikimini gerçekten azaltır ama gingival 1 /3 de etkili değildir.T/D nin fiber dizilimi parçanın içine girmesini sağlar. Parça diş tamamiyle içine girmeden parçalanmaz ve bu nedenle parça dişle gingival bölgeye kadar dişle kontak

halindedir.Bu hareket gingival marjine kadar gıdanın temizlik fonksiyonunu sağlar.Bu fiber mekanizma t/d nin diğer dental diyetlerden çok daha etkili olmasını sağlar.

T/D yi etkin kılan diğer bir unsur da granülün ebatıdır. Çoğu diş diyetlerinde parçalar küçüktür ve hasta tarafından fazla çiğnenmeye gerek olmadan yutulur. Bu tür diyetler iyi çiğnenmediğinde plakların diş üzerinden uzaklaştırılmasında etkili değildir.T /D parçalarının büyük oluşu çiğnemeyi gerektirir bu da etkin temizliği sağlar.

Yüksek proteinli diyetlerin plak oluşumunu arttırdığı bilinmektedir.Bu konudaki mekanizma tam olarak bilinmemesine rağmen proteinin enzim etkisi ile yapısı değişen madde (substrate) gibi davrandığı düşünülmektedir.Gıdadaki protein miktarı düşünülerek plak akümülasyonu da azaltılır. Serbest radikalllerin oksidatif stresi indükleyerek dokular üzerine oksidatif zararlar verdiği çok iyi bilinmektedir.Oksidatif stress kanser , kardiyovasküler hastalıklar , diabet , sepsis , nörolojik ve göz hastalıklarına neden olduğu gibi kronik hastalık durumlarına da yol açmaktadır. Periodontal hastalıklar da kesinlikle kronik hastalıklardandır. Çalışmalar periodontal hastalıklardan muzdarip olan hastaların salivar antioksidan miktarlarında düşme olduğunu göstermektedir.Ayrıca antioksidanların hastalıktan korunma ve hastalıkları geciktirici rol oynadığı konusunda da çeşitli çalışmalar bulunmaktadır.Bu nedenle antioksidan takviyesi perodontal hastalıklar ve diğer ciddi medikal problemlerle savaşımda etkili rol oynar. Çalışmalar gerekli antioksidan içeren diyetlerin çok daha etkili olduğunu göstermiştir.

T/D nin formülasyonunda Vit .C ve Vit.E başta olmak üzere hayati antioksidanlar belirgin miktarlarda ilave edilmiştir. Bu ürün sadece periodontal sağlığı iyileştirmekle kalmayıp , bütün vücut sağlığını da arttırmaktadır.

Bu önemli noktalar diğer dental mama üreticileri tarafından ele alınmamaktadır. Çoğu tartar kontrol diyetleri sadece dişlerin yüzeyini kazımaya yardımcı olan abrasive maddelerle kaplanmıştır. Bu tür diyetler plak ve tartar oluşumunu azaltsa da gingivitis şikayetlerini azaltmaz.

Hastanın dental sağlığı için medical değeri olan bir ürün geliştirilirken en önemli nokta bu ürünün gingivitisi kontrol altında tutacak özellikte olmasıdır. Pasif ev bakımında kullanılan ürünlerin tek eksik noktası , hasta bu ürünleri bütün dişleri ile çiğnememektedir, bu nedenle bazı bölgeler bu ürünlerin etkinliğinden yararlanamamaktadır. Bu ürünlerin etkinliği en çok canine ve incissor dişlerde görülmektedir. Yine de bu tür ürünler aktif ev bakımındaki fırçalamayı red eden hastalar için en iyi alternatiftir. En etkili yol t /d ile besleyip öndeki dişleri fırçalamaktır. Ön dişler hasta sahipleri açısından en kolay ulaşılabilir dişlerdir , bu nedenle bu dişleri fırçalama çok zor olmamaktadır.

PERİODONTAL CERRAHİ

Periodontal hastalıklarla savaşımda en son silah periodontal cerrahi müdahalelerdir. Bu müdahaleler sulcus derinliği köpeklerde 2 mm den , kedilerde 0.5 mm den fazla olduğunda uygulanır. Eğer hali hazırda periodontal hastalık oluşmuşsa periodontal cerrahi sulcus derinliğini normale çevirmek ve dişi kurtarmak üzere yapılır. Ceb derinliği 5 mmden az olduğunda diş kökünün rendelenmesi ve subgingival küretajla etkin bir cep temizliği sağlanabilir. Ayrıca bazı vakalarda doxycyline uygulaması da geçici olarak periodontal hastalıklara sebeb olan mikroorganizmaların local kontrolünü sağlayıcı bir tedaviye de yanıt vermektedir.

Ceb derinliği 5 mmden fazla olan durumlarda kök yüzeyinin etkin olarak calculuslardan temizlenmesi için kök yüzeyinin görünür hale getirilmesi gerekir. Eğer diş etkin olarak temizlenemezse infeksiyon ajanları plak ve kalkuluslar boyunca kalır. Bu da ileri seviyede bağlantı kaybına ve sistemik enfeksiyonların devamına sebeb olabileceği gibi bağlantının tekrar kurulmasına da izin vermeyebilir. Kökün görünür hale getirilmesi periodontal flap işlemi ile yapılır ki bu işlem uzmanlık gerektiren işlem olup , hekimin bu konuda bilgi ve tecrübeye sahip olması gerekir.

Gingiva bağlantısının aşırı olduğu durumalarda gingivektomi , flap cerrahi yöntemine bir alternatif oluşturur. Kökün yüzeyi iyice temizlendikten sonra flap aynı yere yerleştirilebilir , ceb derinliği azaltmak için apical veya üste gelecek şekilde pozisyonlandırılmalıdır.

Flap cerrahisi bu bölgedeki kemik yapısını arttırmak için doku rejenere edici prosedürler ( Kemik grefi benzeri ) eşliğinde uygulanmalıdır.

Herhangi cerrahi müdahaleye girişmeden once hastanın sağlık durumu , maliyet ve hasta sahibinin uyuımu göz önünde tutulmalıdır. Ev bakımı ve rutin profesyonel temizlik için bir anlaşmaya varılmadan ileri bir periodontal cerrahi uygulanmamalıdır.

Periodontal hastalık eğer çok şiddetli ise en iyi çözüm dişin çekilmesidir.

 

 

Kaynak

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 187.

Harvey, C and Emily, P: Periodontal Disease. In Small Animal Dentistry. St. Louis, Mosby, 1993, P. 92.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 194.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 186.

Grove, T. K.: Periodontal Disease. The Compendium on Continuing Education, Volume 4, No. 7, June 1982.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 191-192.

Harvey, C and Emily, P: Periodontal Disease. In Small Animal Dentistry. St. Louis, Mosby, 1993, P. 98.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 193.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 192-193.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 194.

Harvey, C and Emily, P: Periodontal Disease. In Small Animal Dentistry. St. Louis, Mosby, 1993, P. 99.

Ettinger, S. J. and Feldman, E. C. (Eds.): Dentistry. In Textbook of Veterinary Internal Medicine, Fourth Edition. W.B. Saunders, 1995, P. 1103-1104.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 186-187.

Harvey, C and Emily, P: Periodontal Disease. In Small Animal Dentistry. St. Louis, Mosby, 1993, P. 110.

Syrjanen J, Peltola J, Valtonen V, et al: Dental infections in association with cerebral infarction in young and middle-aged men. Journal of Internal Medicine, 1989; 225:197

Mattila KJ, Nieminen MS, Valtonen VV, et al: Association between dental health and acute myocardial infarction. British Medical Journal, 1989; 298:779.

Garcia, R: Epidemiologic Associations between Periodontal diseases and Respiratory Diseases. In The Periodontal-Systemic Connection: a State-of-the-Science Symposium, Bethesda MD. April 18-20, 2001.

Lacopino, A: Periodontitis and Diabetes Interrelationships: Role of Inflammation. In The Periodontal-Systemic Connection: a State-of-the-Science Symposium, Bethesda MD. April 18-20.

Grossi, S: Clinical Considerations in the Treatment of a Diabedic Patient with Periodontal Disease. In The Periodontal-Systemic Connection: a State-of-the-Science Symposium, Bethesda MD. April 18-20.

Gibbs, R: The Relationship between Infections and Adverse Pregnancy Outcomes: An Overview. In The Periodontal-Systemic Connection: a State-of-the-Science Symposium, Bethesda MD. April 18-20.

Offenbacher, S: Periodontitis, and prematurity, Low Birth Weight and Preecclampsia, In the Periodontal-Systemic Connection: a State-of-the-Science Symposium, Bethesda MD. April 18-20.

Wactawski-Wende, J: Periodontal Disease and Osteoporosis: Associations and Mechanisms. In The Periodontal-Systemic Connection: a State-of-the-Science Symposium, Bethesda MD. April 18-20, 2001.

Ettinger, S. J. and Feldman, E. C. (Eds.): Acquired Valvular Heart Disease. In Textbook of Veterinary Internal Medicine, Fourth Edition. W.B. Saunders, 1995, P. 954.

Ettinger, S. J. and Feldman, E. C. (Eds.): Acquired Valvular Heart Disease. In Textbook of Veterinary Internal Medicine, Fourth Edition. W.B. Saunders, 1995, P. 955.

Lacopino, A: Periodontitis and Diabetes Interrelationships: Role of Inflammation. In The Periodontal-Systemic Connection: a State-of-the-Science Symposium, Bethesda MD. April 18-20, 2001.

Harvey, C and Emily, P: Periodontal Disease. In Small Animal Dentistry. St. Louis, Mosby, 1993, P. 110.

Holmstrom, S, Frost, P, and Eisner, E: Dental Prophylaxis. In Veterinary Dental Techniques, Second Edition. Philadelphia, Saunders, 1998, P. 134.

Sculley, D, and Langley-Evans, S: Salivary Antioxidants and Periodontal Disease Status. Proceedings of the Nutrition Society (2002), 137-143.

Holmstrom, S, Frost, P, and Eisner, E: Veterinary Dental Techniques, Second Edition. Philadelphia, Saunders, 1998, P. 246.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 241.

Harvey, C and Emily, P: Oral Surgery. In Small Animal Dentistry. St. Louis, Mosby, 1993, P. 345-348.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 221-227.

Mulligan, T Aller, S, and Williams, C: Atlas of Canine and Feline Dental Radiography. Trenton, New Jersey, Veterinary Learning Systems, 1998, P. 176-183.

Holmstrom, S, Frost, P, and Eisner, E: Veterinary Dental Techniques, Second Edition. Philadelphia,

Saunders, 1998, P. 241.

Grant, D, Stern, I, Listgarten, M: Periodontology, Sixth Edition. St. Louis, Mosby, 1988, P. 4.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 92.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 210-211.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 208-209.

Holmstrom, S, Frost, P, and Eisner, E: Veterinary Dental Techniques, Second Edition.

Philadelphia, Saunders, P. 148.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 16.

Harvey, C and Emily, P: Periodontal Disease. In Small Animal Dentistry. St. Louis, Mosby, 1993, P. 115.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 16, 17.

Holmstrom, S, Frost, P, and Eisner, E: Veterinary Dental Techniques, Second Edition.

Philadelphia, Saunders, P. 152-153

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 209-210.

Harvey, C and Emily, P: Small Animal Dentistry. St. Louis, Mosby, 1993, P. 119.

Holmstrom, S, Frost, P, and Eisner, E: Veterinary Dental Techniques, Second Edition.

Philadelphia, Saunders, P. 158.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 182-183.

Ciancio, Sebastian G.: ADA Guide to Dental Therapeutics. Chicago , ADA Publishing Co., Inc. 1997,P. 206.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 183, 210.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 190.

Holmstrom, S, Frost, P, and Eisner, E: Veterinary Dental Techniques, Second Edition. Philadelphia, Saunders, P. 138-159.

Wiggs, R and Lobprise, H: Veterinary Dentistry, Principals and Practice. Philadelphia, Lippincott – Raven, 1997, P. 217-219.

Holmstrom, S, Frost, P, and Eisner, E: Veterinary Dental Techniques, Second Edition. Philadelphia, Saunders, P. 160.

Logan, EI, Finney, O, Hefferren, JJ. Effects of a Dental food on Plaque Accumulation and Gingival Health in Dogs. J. Vet. Dentistry, 2002:19 (1): 15-18.